AKTİF MAKALELER — Hayatı Başrollerde Oyna(yama)mak

Hepimiz adına ‘hayat’ dediğimiz ayrı ayrı senaryoların başrol oyuncularıyız. Bu senaryonun başrol oyuncuları olsak da pek çok konuda kendi kararlarımızı alma ya da istediğimizi başarma noktasında rolümüzü istediğimiz gibi oynayamıyoruz. Sahneyi paylaştığımız oyunculara göre zaman zaman senaryoda tatlı ya da acı haller yaşamak durumunda kalıyoruz.

Hayatımızı daha kaliteli daha yaşanır hale getirmek için planlar peşinde koşarken uygulama noktasında rol arkadaşlarımızın yönlendirmesine maruz kalarak planları ya iptal ediyor ya da beklemeye alıyoruz.

Kişi zaman zaman öyle yönlendirmelere, öyle engellere takılı kalıyor ki, bırakın hedefleri için harekete geçmeyi yerinden bile kımıldayamıyor. İnsan hayatını mercek altına aldığında; tek başına kararlar alamadığı, başkalarına göre yaşamak durumunda olduğu birçok anın varlığını tespit ediyor. Kendi hayatının senaryosunda başrol oyuncusu olmasına rağmen öncelik sırasında arka sıralarda yer aldığının farkına varıyor.

---

Rolünü en iyi şekilde oynama çabasındayken bile diğer oyuncuların hareketine göre hareketi şekillenebiliyor;

  • Çocuk rolündeyken anne babasının onun hayatına nasıl müdahale ettiğini, isteklerinin çok da önemli olmadığını görüyor.
  • İş dünyasında çalışan rolünü aldığında ilerleyebilmek için işvereninin onun için planlarını uygulamaktan öteye gidemiyor.
  • Evlilik oyununun oyuncularıyken de tamamıyla kendi kararlarını alamıyor, yine birilerinin onun için alacağı kararları bekliyor.
  • Gün gelip artık herkesin işe yaramaz gözüyle baktığı ihtiyarlığında bile nereden nereye savrulacağı konusunda evlatlarının kararlarını izliyor.

Bu tiyatro oyununu hangi yaşta oynanırsa oynansın hep biri diğerinin nasıl hareket edeceğini, ne kararlar alacağını bekliyor. İnsana en ağır gelen şey de uygulanacak ya da alınacak kararlardan çok ‘beklemek’ oluyor. Her güne bir ümitle başlayıp günün sonunda hala hareket edememek, yaşanması istenenleri her defasında askıya almak kişinin iç dünyasını derinden etkiliyor. Böyle olunca da insan, bir zamanlar kurduğu hayallerinin, hedeflerinin ellerinden kayıp gitmesine izin veriyor.

Ancak, bekleme süresinin uzunluğuna karşı sabır gösterenler ve hedefledikleri şeyi elinden bırakmamakta kararlı olanlar yardımcı oyuncuların ‘yaşam senaryosu’nu alt üst etmesine izin vermiyor. İnançla ve kararlılıkla özlediği, beklediği, hedeflediği değerlere ulaşıyor. Elde ettiği başarısıyla mutluluğu onu ayakta alkışlıyor.

---

Kendi oyunumuzun dışında diğer oyuncuların senaryolarına baktığımızda, herkesin yaşadığı farklılıkları ve herkesin göstermesi gereken sabrın başka başka konularda olduğunu görüyoruz. En önemlisi de her bireye kaldırabileceği oranda roller verildiğini fark ediyoruz.

Sergilenen oyunun sonunda başkaları tarafından, ön önemlisi de senaryoyu yazan tarafından beğenilip beğenilmemesini kişinin yine oyun boyunca gösterdiği ‘duruş’ belirliyor. Aslında, ulaşılması arzu edilen değerlerden çok, kişinin hayattaki duruşu yaşamına anlam ve değer katıyor.

Hayat sahnenizde, gerçek değer ve planlarınızı sarsmayan ‘rol arkadaşları’ ile birlikte yaşam senaryonuza değer katabilmeniz dileklerimizle…

                                                                 Betül Erdoğan